30 Nisan 2026 Perşembe

 


​Ne getirdin bana?

Çocukluğumun geçtiği o köyden...

Hüzün kokan bir ağacın gölgesini mi?

Sararmış başaklar mı,

Yoksa güneşin altında tütün kokan bir avuç toprak mı?


​Ne getirdin bana?

Yedi yaşındayken büyüyen ayaklarımı mı?

Ellerimin zamana yenik düştüğü, o geçmeyen yaraları mı?

Hiçbir anısında var olmayacağım doğum günü kutlamalarını mı?


​Söyle, ne getirdin bana?

Hangi cümleyi öğelerine ayırıp da anlattın beni "dili geçmiş zamanda"?

Misal; çocuk yaptın mı beni?

Okulun sırasına çizip, teneffüslerde körebe oynattın mı?

Duvara yaslanıp gökyüzünü indirdin mi,

Çıplak kalmış ayak ucuma?

Beni hangi yaşa kilitli bıraktın?


​Söyle, ne getirdin bana?

Gecesi olmayan bir şehrin, bilmem hangi mahallesinin...

Kaçıncı sokağın, kaçıncı evin en arka odasında,

Dumanınla boğdun beni; daha saymayı yeni öğrenmişken!


​Beni hangi gündüz ile yargıladın?

Hangi geceye kurban ettin?

Sofrada sadece iki kuru zeytin var iken;

Ne annem çay, ne de babam ekmek getirecek...

Ben hep gittiğim yaşta kalacağım.

Söylesene sen; bana ne getirdin?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  ​Ne getirdin bana? Çocukluğumun geçtiği o köyden... Hüzün kokan bir ağacın gölgesini mi? Sararmış başaklar mı, Yoksa güneşin altında tütün...